Kısa Londra Tarihi kitabı yayımlandı! Bu büyüleyici ve şaşırtıcı kısa kitap ünlü yerler ve içindeki gizli hazineler arasında genellikle gözden kaçan mücevherleri ortaya çıkarıyor.

 

Endülüs: Zafer, bozgun ve ilham perileri - Deniz Poyraz / Sözcü Kitap Eki

19 Kasım 2021 Cuma

Ortadoğu ve Kuzey Afrika kültürü ve mimarisi alanlarında uzman tarihçi ve arkeolog Stanley Lane-Poole’ün dilimize çevrilen Endülüs-Arapların İspanya’yı Fethi ve Sonrası adlı çalışması, Endülüs İspanyası’nın yükselişine, görkemli günlerine ve bu güçlü kültürün sonunu hazırlayan etmenlere odaklanıyor. Say Yayınları etiketiyle yayımlanan kitabı dilimize çeviren Ekin Duru da kitabın neredeyse “tarihi roman” akıcılığındaki gidişatına sadık bir anlatım dili kullanmış.

            Pek çok tarihçiye göre, Sekizinci Yüzyıl’ın hemen başlarında Gotların hâkimiyeti altındaki Endülüs’te, yozlaşmış bir aristokrasinin hükümranlığı vardır. Büyük araziler yoksul ve umutsuz köleler tarafından işlenirken, kent mahvolmuş haldedir. Oysa Cebelitarık Boğazı’nın öbür tarafında yaşayan, her biri deneyimli savaşçılardan ve yeni bir inancın coşkusu içinde yalın bir hayat süren Araplardan oluşan topluluk, ünlü komutanları Tarık’ın önderliğinde yeni fetihlere hazır. Arapların geniş hayalleri Gotların karamsar düşlerine dönüşürken, Tarık, Endülüs’te İslam hakimiyetini sağlamış Berberi asıllı Emevi komutan olarak tarihe geçmek üzere.

            Yazar Lane-Poole, Arapların Endülüs’teki hakimiyet yılları boyunca son derece hoşgörülü, adil ve mantıklı bir yönetim sergilediklerinin altını çiziyor. Öyle ki, Hıristiyanlar Müslüman komşularından daha ağır vergi yükümlülükleri altında değiller ve Gotların kendilerine tanımadığı “toprağına sahip olma” hakkına bile sahipler. Bu dönem tek bir dinsel ayaklanmanın gerçekleşmemesi bu tezi kanıtlar nitelikte. Hâl böyle olunca, Mağribilerin neşe içinde olmaları ve yaşamdan keyif almaları, şen şakrak türküler söyleyip şiirler yazmaları, eğitim ve bilim alanında ilerlemeleri de kaçınılmaz oluyor. Özellikle de ünlü halife Abdurrahman devrini “Tüm Müslüman dünyası sanki ilham perilerinin etkisi altına girmişti,” diye yorumluyor yazar. Cordoba’daki sarayların ve bahçelerin güzelliği dillerden düşmüyor o yıllarda. Halifelerin ve kayıkçıların yazdıkları şiirler Endülüs kentlerinin güzelliğinden, ırmakların çağıltısından, yıldızların aydınlattığı huzurlu gecelerden bahsediyor.

            1492’de Müslümanların son kaleleri Ferdinand ve Isabella’nın seferleri ile yok olurken, görkemli ve asil kent Granada’nın düşüşü ile birlikte İspanya tüm gücünü yitirerek teslim oluyor. Bilindiği gibi, bu korkunç çöküşü Engizisyon Dönemi ve sonrasında da İspanya’nın karanlığa gömülmesi izliyor. İber Yarımadası’ndaki bu istila, Newton ve Harvey’in buluşlarının dini inançlara aykırı bulunarak lanetleneceği bir süreci de beraberinde getiriyor.

            Kitap önyargılardan olabildiğince uzak biçimde, Sekizinci Yüzyıl’dan On Beşinci Yüzyıl’a değin süren Müslüman egemenliğini anlatıyor özetle. Yazar Stanley Lane-Poole, Endülüs’e dair okumalarını derinleştirmek isteyen tarih meraklılarına, araştırmacılara ve öğrencilere nitelikli ve geniş bir kaynakça da öneriyor ayrıca. Kitap, İspanya ortaçağındaki çatışmaların kaynağını oluşturan siyasi, kültürel ve dini çatışmalar hakkında fikir sahibi olmak; devrin muzaffer komutanlarını ve öne çıkan figürlerini tanımak ve tarihe bir de Mağribilerin yaşayışı üzerinden bakmak adına kıymetli bir çalışma. İyi okumalar.

Yorumunu bırak