Say Bülten Arşiv

Hegel’den Önce Hegel’den Sonra: Hegel, fildişi bir kulede asla yaşamadı - Sendika.org

Yaşayan en önemli Hegel uzmanlarından Tom Rockmore’un kaleme aldığı Hegel’den Önce Hegel’den SonraSay Yayıncılık tarafından yayımlandı. Kağan Kahveci’nin Türkçeleştirdiği kitabın editörlüğünü Güçlü Ateşoğlu üstleniyor. Öncesiyle ve sonrasıyla Hegel felsefesine tarihsel bir giriş olması bakımından tüm dillerde bir ilk olma özelliğini taşıyan kitap, “Hegel’in anlaşılamayan karanlık bir filozof olduğu” konusundaki yaygın kanıyı kırmayı amaçlıyor.

Aşağıda, Kağan Kahveci’nin kitaba dair fikir sunan alıntılarını paylaşıyoruz:

  • “Bu kitabın amacı tüm zamanların en önemli filozoflarından birinin düşüncesini tanıtmaktır. Hegel’in teorisi, Descartes’ınkinde, Kant’ınkinde veyahut çok sınırlı sayıdaki başka filozoflarınkinde olduğu gibi felsefi bir doruk noktasıdır. Hegel’in teorisi Kant’ın eleştirel felsefesinden sonra ve klasik Alman geleneğinin sonunda, felsefenin Antik Yunan’la birlikte en renkli ve en zengin iki döneminden birinin zirvesinde ortaya çıkar. Gelgelelim, Hegel çeşitli sebepler nedeniyle diğer büyük filozoflar kadar okunmaz.”
  • “Bu kitap Hegel’in düşüncesine bir girişten ne fazla ne de eksiktir. Kolaylaştırılmıştır fakat kolaycı değildir, onu okumak ve hakkında düşünmek isteyen herkesin erişimine açıktır, zira hiçbir ön felsefi bilgiyi gerektirmez. İlk olarak Hegel’in zamanındaki felsefe tartışmalarının ana problemlerini ve kendi konumunu formüle ederek bunları nasıl çözdüğünü göstermek istiyorum. Ardından, tartışmayı ikinci bir aşamaya taşıyarak, Hegel’in tüm felsefe geleneğinin temel problemlerinin üstesinden nasıl geldiğini göstermek istiyorum.”
  • “Hegel, Kant’ın konumunun etrafında dönen tartışmaya müdahale etti. Kant sonrası diğer filozoflar için olduğu gibi Hegel için de bilgiye yaklaşım, eleştirel felsefenin sistem biçiminde sağlam bir yeniden inşasını gerektiriyordu. Bugün sistem fikrine itibar edilmiyor. Fakat sağlam bir teori mefhumunun modası hiçbir zaman geçmedi ve geçmeyecektir. Bu geç tarihte felsefeyi artık bilim gibi hayal etmiyoruz. Bununla beraber, bu fikri hâlâ vurgulayan Hegel aynı zamanda bilgi ile tarih arasındaki kopmaz bağı da vurgular. Bu, Hegel’in mirasının daimî bir parçasıdır. Tarihselliğe dönüşü, yani teorinin görevinin kendi zamanıyla hesaplaşmak olduğunu, teorinin içinde doğduğu ve anlamaya çabaladığı tarihle bir birlik oluşturduğu içgörüsünü herkesten çok Hegel’e borçluyuz ne Kant, ne selefi Fichte, ne halefi Marx bu konuda onun önüne geçemez. Bu bakış açısından, tartışmalar üzerindeki tesiri sürmeye devam eden Hegel çağımızın felsefesinin bir yaratıcısıdır ve muhtemelen gelecek uzun seneler böyle kalacak.”
  • “Öldüğünde, Hegel’in teorisi Alman felsefe tartışmalarının en ön sırasındaydı. Kant’tan Hegel’e kadarki dönem, uzun felsefe geleneği içinde Antik Yunan’la birlikte en parlak iki dönemden biridir. Ölümünden önce Schelling ve ölümünden sonra Schopenhauer, başarısızlıkla sonuçlansa da kendi teorilerinin Hegel’inkinden önemli olduğunu göstermek için büyük çaba sarf ettiler. Fakat Kant’tan sonra Hegel, en büyük Alman filozofudur, felsefe tarihinin bütünü içinde en büyüklerinden biridir ve belki de modern zamanların en büyük filozofudur.”
  • “Hegel büyük bir filozof olsa da deyim yerindeyse fildişi bir kulede asla yaşamadı. Diğer Alman idealistleri, özellikle Kant ve hepsinden öte Fichte gibi, felsefe ile yaşam arasındaki ilişkide ısrar etti. O sadece bir teorisyen değildi, dinden bilime ve politikaya kadar her şeyle ilgiliydi. Gazete okumayı sabah duası gibi görüyordu, Fransızca ve İngilizce okuduğu gazetelerden makaleler kesip sakladığı iyi bilinir. Hegel’in uzmanlıkları, Aristoteles’inki gibi, efsaneleşmiştir. Zaman zaman ve elbette sağlam sebeplere dayanarak modern Aristoteles olduğu söylenir.”
  • “Hegel’e göre bilginin tek kaynağı deneyimdir, yani bilinç seviyesinde görünendir/belirendir. Bununla birlikte, fark, açıktır; çünkü Kant’ın deneyimden bahsettiği yerde, Hegel bilincin deneyiminden bahseder. Dolayısıyla Kant’tan öteye gider, çünkü halefinin varsaydığını Hegel aydınlatır. Hegel’e göre dış dünya deneyimimiz bize dışsal kalan bir şey değildir; zira deneyim, nesnesinin olmasını yani bilinçte olmasını gerektirir.”
  • “Modern pozitivistler gibi Hegel de bilimlerin birliğinden yana tavrını koyar. Fakat onun perspektifinden, Viyana Çevresi modern bilimi bilginin tek ve biricik kaynağı kabul ederek abartılı bir tavır almaktadır. Hegel, bir yandan bilimlerin birliğinde ısrar ederken diğer yandan birinin yerine diğerini geçirmeyi veya ikame etmeyi ya da fiziği tek gerçek bilim yani insan bilgisinin biricik kaynağı gibi görme çabalarını reddederek son derece çağdaş bir perspektif benimsemiş olur. Bilim karşısında geri çekilmek veya onda her derde deva bir kavramsal yapı görmek yerine sınırlarını belirlemeye ve diğerlerinin arasında bir bilgi biçimi olarak teorisine katmaya uğraşır.”
  • “Hegel’in teorisini Kant’ın üzerinde durduğu fakat eleştirel felsefede mevcut olmayan sistem olarak görmek gerekir. Kant sonrası filozofların izini sürdükleri, fakat inşa edemedikleri bu sistemi Hegel tamamına erdirmiştir. Dahası, Kant’ın da Hegel’in sistemini zevkle önermek isteyebileceğini söyleyebiliriz. Hegel tüm modern felsefe geleneğine egemen olan ülküyü paylaşır: Felsefe bilimsel olmalıdır, hatta bilim olmalıdır ve bilim bir sistem gerektirir.”
  • “Hegel her şeyden önce tarihsel bir düşünürdür, tarihi çok ciddiye alan biridir; felsefe ile tarih arasında ayrılmaz bir bağ fark eden belki de ilk filozoftur, teorisine temelinden tarihsel bir boyut katar. Hegelci teoriyi anlamak için onun kökten tarihsel karakterini anlamak zorunludur.”
  • “Felsefe Hegel’in zamanından beri çok değişti. Yeni felsefi eğilimler doğdu ve toplumun bizzat kendisi dönüşüme uğradı. En azından içinde yaşadığımız dünyayı tamamen değiştiren teknolojik devrimi anmamız gerekir. Fakat bazı şeyler değişmedi. İnsanlar hâlâ dünyayı ve kendilerini anlamaya çalışıyorlar. Dolayısıyla felsefenin merkezi konusu bilgi problemiyle hâlâ ilgililer. Bu bakımdan, Hegel öleli her ne kadar yüz elli seneyi geçmiş olsa da düşüncesi güncelliğini koruyor.”

Hegel’den Önce Hegel’den Sonra: Hegel’in Düşüncesine Tarihsel Bir Giriş, Tom Rockmore, Çeviren: Kağan Kahveci, Say Yayıncılık, 2019.

 

Yorumunu bırak